Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Ali Babacan açıklaması

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ali Babacan’ın 'Abdullah Gül itirafı sonrası ilk kez konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Ali Babacan açıklaması
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Ali Babacan açıklaması
GİRİŞ 13.05.2021 08:41 GÜNCELLEME 13.05.2021 08:42
Bu Habere 95 Yorum Yapılmış

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi'yi “Siyasi ikiyüzlülüğün belgesi” yazısından sonra telefonla aradı. Selvi o anları bugün yayımlanan yazısında şöyle anlattı: 

"Abdullah Gül’ü cumhurbaşkanı adayı olarak görebilirsiniz. Ama hem AK Parti milletvekili rozetini taşıyacaksınız, hem de AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı tasfiye planının “tam göbeğinde” yer alacaksınız. Bu siyasi ikiyüzlülükten başka bir şey değil.
 

Sinsi planı ağzından kaçıran Ali Babacan'dan skandal savunma! Tokat gibi cevap geldi


İHANETİ AFFETMEZ

AK Parti’den istifa edebilirsiniz. AK Parti’nin karşısına parti kurabilirsiniz. Bizim insanımız birçok şeyi anlar ama bir şeyi affetmez. O da ihaneti.

Siyasi ahlakı, etik değerleri ağzından düşürmeyen Ali Babacan’ın bu yaptığı ise, bırakın siyasi kriterlerle değerlendirmeyi insani olarak dahi affedilecek gibi değil. Ali Babacan, AK Parti’ye ve Erdoğan’a yönelik kumpasın içinde yer alırken, AK Parti milletvekiliydi. Ve tam 13 ay sonra istifa etmeyi aklına getirdi.

SİYASİ İBRET BELGESİ

Ali Babacan’ın bir yandan Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adaylığına imza verip, diğer yandan Abdullah Gül’ün Erdoğan’ın karşısına ortak aday olarak çıkarılması projesinin mimarlarından biri olduğu yönündeki itirafını eleştirdim. Sadece eleştirmekle yetinmedim. Siyasi ikiyüzlülük örneği olarak hem Ali Babacan’ın hem Ahmet Davutoğlu’nun imzalarının örneklerini yayınladım.

Siyasi bir ibret belgesi olarak arşivlerde yerlerini almalarını istedim.

ERDOĞAN’IN TELEFONU

“Siyasi ikiyüzlülüğün belgesi” başlıklı yazımın yayınlandığı akşam Cumhurbaşkanı Erdoğan aradı. Cumhurbaşkanı ile aramızda güzel bir konuşma gerçekleşti. Salı günü akşam 19.25’te yaptığımız görüşmenin özel bölümlerini kendime saklayacağım. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile gönül diliyle konuştuk. Gezi olayları sürecinde, 17-25 Aralık döneminde ve “Kader Birliği” yaptığımız 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi.

ERDOĞAN’IN VEFASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet Mitingleri’ne, 367 kararına ve 27 Nisan e-muhtırasına rağmen Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesini sağladı. Erdoğan’ın dirayetli duruşu olmasa, Gül cumhurbaşkanı olamazdı.
 

Babacan ve Davutoğlu'nun siyasi ikiyüzlülüğünün işte belgesi


CELAL BAYAR, ÖZAL, DEMİREL NE YAPTI?

Ayrıca cumhurbaşkanlığı gündeme geldiğinde parti liderleri önce kendilerini o makama layık gördüler. DP Genel Başkanı Celal Bayar, ANAP lideri Turgut Özal ve DYP Genel Başkanı Süleyman Demirel cumhurbaşkanı seçilerek Çankaya’ya çıktılar. Bunun tek istisnası oldu.

‘ABDULLAH GÜL KARDEŞİM’

AK Parti genel başkanı ve başbakan olarak Erdoğan “önce ben” demedi. Erdoğan’ın seçilmesi doğal olandı. Siyasi geleneğe uygundu. Sayısal gücü yeterliydi. Ama Erdoğan önce kendi nefsini değil, dava arkadaşını tercih etti. “Abdullah Gül kardeşim” dedi.

‘KARDEŞİM ERDOĞAN’ DİYEMEDİ

Ama Gül, 7 yıl cumhurbaşkanlığı yaptıktan sonra, “Kardeşim Recep Tayyip Erdoğan” diyemedi. Erdoğan, Ahmet Davutoğlu’nu başbakan ve AK Parti genel başkanı, Ali Babacan’ı başbakan yardımcısı ve dışişleri bakanı yaptı. Ama onlar koltuk gittikten sonra Erdoğan’ı tasfiye planlarının içinde yer aldılar. Yok yok, tam göbeğinde. Siyasi vefasızlığın bir adım ilerisine geçip, Erdoğan’ı tasfiye planlarında rol üstlendiler.

ERDOĞAN’IN KAYBETMESİ İÇİN ÇALIŞTI

Abdullah Gül, Erdoğan’a karşı muhalefetin ortak cumhurbaşkanı adayı olmaya çalıştı. Başaramadı ama Erdoğan’ın kaybetmesi ve AK Parti’nin İstanbul seçimlerinde başarısız olması için çaba gösterdi. Kendisini cumhurbaşkanlığına taşıyan partisine vefasını böyle gösterdi. AK Parti’den ayrılarak kendi partilerini kuran Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nu ise anlatmaya gerek yok.

Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın siyasi ikiyüzlülük ve ihanet örneği olan rollerine dikkat çekmeye çalıştım.

ERDOĞAN’IN İLK SÖZLERİ NE OLDU?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yazını okudum. Teşekkür etmek için aradım” diye söze başladı.

Doğrusu İsrail’in Mescid-i Aksa’ya saldırılarının sürdüğü, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail zulmünün engellenmesi için dünya liderleriyle görüşmeler yaptığı bir sırada aramasına şaşırmıştım. Çünkü Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan telefonu bağlarken, Cumhurbaşkanı’nın bir görüşmesi nedeniyle kısa bir süre beklemek zorunda kaldım. Erdoğan, yoğun bir diplomasi trafiğinin tam ortasında aramıştı.

MESCİD-İ AKSA’YA SAHİP ÇIKMAK

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Filistinlilere sahip çıktığı, Mescid-i Aksa’ya yapılan saldırıların durması için gayret gösterdiği için teşekkür ettim. Erdoğan, “Tabii ki yapacağız” dedi. Bu benim misyonum dercesine bir hava içindeydi.

‘İÇİMİZDEKİ MESCİD-İ AKSA’LARI YIKMAK İSTİYORLAR’

Kısa konuşmamız sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir cümleyi iki kez kullanması dikkatimi çekti.

Mescid-i Aksa’ya saldırıları konuşurken Cumhurbaşkanı “İçimizdeki Mescid-i Aksa’ları yıkmak isteyenlere karşı yazınız çok güzel oldu” dedi.

İKİNCİ KEZ MESCİD-İ AKSA VURGUSU

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile konuşmamız sona ermeden siyasi ikiyüzlülük ve ihanet konusu gündeme geldi.

Osman Bölükbaşı, partisinden milletvekili seçilip, ilk fırsatta Demokrat Parti’ye geçen milletvekilleri için, “O kadar ihanet gördüm ki, gönlüm Karacaahmet Mezarlığı’na döndü” demişti.

Elinden tutup cumhurbaşkanı, başbakan ve bakan yaptığı kişilerin ihaneti karşısında Erdoğan’ın ne düşündüğünü merak ettim. Kişisel bir şey söylemedi. Şahsını değil, davayı ön plana çıkardı.

“Bunlar da içimizdeki Mescid-i Aksa’ları yıkmak istiyorlar” dedi.

Peki uluslararası sistem Erdoğan’ı neden yıkmak istiyor, Erdoğan’ı tasfiye planında yer alanlar neye hizmet ediyor?

Erdoğan bir cümle ile yanıtını verdi.

“Bunlar da içimizdeki Mescid-i Aksa’ları yıkmak istiyorlar” dedi.

ERDOĞAN’DAN NEDEN RAHATSIZLAR

İsrail’in bombardımanı altındaki Filistinlilere sahip çıkan kim? Sadece Erdoğan çırpınıyor. Arap dünyasından ses çıkıyor mu?

Zaman zaman uluslararası sistem Erdoğan’dan neden rahatsız, diye düşünüyorum. Askeri vesayeti geriletip, 15 Temmuz’da ABD-FETÖ ortak darbesini püskürten, başörtüsü yasağını kaldırıp Ayasofya’yı açan, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekâtlarıyla sınırımızda oluşturulmak istenen PKK garnizon devleti kurma planını parçalayan, Mavi Vatan’ı kazandırıp, Libya’da Hafter darbesini önleyen, Karabağ’da Azeri kardeşlerimizin zafer kazanmasından büyük payı olan Erdoğan’dan niye rahatsız olmasınlar ki? Benimki saf bir soru.

BİR DÖNEMİN DAVA ARKADAŞLARI

Uluslararası sistem elbette ki Erdoğan’ı tasfiye etmek ister.

Ama asıl önemli olan, bir dönemin dava arkadaşlarının burada üstlendiği rol ve neye alet oldukları konusu...

Hürriyet

YAZDIR
YORUMLAR 95
  • Songül 1 ay önce Şikayet Et
    O kadar yüzsüzleşmişlerki söylediği şeyin ne kadar aşağılık ve karaktersizlik örneği olduğunun farkında değil Allah ıslah etsin
    Cevapla
  • Sivaslı 1 ay önce Şikayet Et
    Osmanliyi da bunlar gibiler yıktılar
    Cevapla
  • MERAK 1 ay önce Şikayet Et
    Ne olursan ol önce insan ol , münafık iblis olma. Allahın adaleti işte kendi kendini nasıl ifşa etti rezil odu.Ali BABACAN, AhmetDAVUTOĞLU, gibi FETÖ cüleri bulan Ak parti içine montajını sağlayan Abdullah Gül dür. Reis bunlara nasıl dayanmış bu kuşatmalara .... Allah Tayyib Beye güç versin kuvvet versin. AMİN
    Cevapla
  • vedat 1 ay önce Şikayet Et
    Türkiye son kaledir düşmemelidir ve de düşmeyecek inşallah. Bu ülkeyi bir avuç müptezel iki yüzlüye, Meşrebi bozuk liderlere terketmeyeceğiz.
    Cevapla
  • Gerçekler 1 ay önce Şikayet Et
    Kendi ağzıyla karakterini deşifre etmiş, değerini millete göstermiş. Değeri mi? Tabii ki eksilerde. Madem neden zamanında partiden istifa etmemiş. Haa tm tm talimat.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Haziran ayında fiyatlar değişti! İşte Türkiye'de satılan en ucuz sıfır araçlar
CHP'ye 'İnce' darbesi!